Tefrika 2

Gaz sıkarak başlatılan saldırı, bir anda apışıp kalan gazdan kaçamamışlara coplarla, dağılan ve kaçışmaya başlayan büyük kalabalığın üzerine bu kez gaz fişekleri atarak devam ediyor. Can havliyle ara sokaklara, caddelere koşmaya çalışanları analarının ırzına geçmiş düşman gibi görenler, peşlerinden öylesine hırsa atılıyorlar ki birçoğunu yere yıkmışlar üstlerinde tepiniyor, yakaladıkları, genç öğrenci kızları özellikle saçlarından tutup sürükleyerek götürüyorlar. Yapmayın yazıktır diye müdahale etmeye çalışan yaşlı bir adam rütbeli amirin tokadını yiyip yere yıkılıyor

Ruhları olmayan Matriks filminin makineleri sanki. Kaçarken düşenler kadın, kız, yaşlı, küçük büyük ayırım yapılmaksızın kovalamacaya katılanların cop ve tekme darbelerine hedef oluyorlar, sıkılan gazdan boğulmak üzere birçoğu ve gaz fişeklerinin kasten insanlara doğru atılmasıyla, kafatası delinen, gözü çıkan, insanların feryatlarına kimse sahip çıkamıyor. Herkes can derdine düşmüş kaçıyor. Yere düşenlere ilk copu vurup tekmeyi atanın arkasından gelenler de boş geçmiyor. Zaman zaman bir kişini başında beş on polis birden dayak eğitimi yapıyorlar. Zaten yere yığılmış, yıkılmış biraz sonra tutup götürecek oldukları kişileri de aynı fasıl dayak atarak ve ezerek geçiyorlar. Üzerinden öndeki avlara yetişmek için bir telaşla kaçmaları yetmiyor nedense onlara, illa yakalayıp parçalamak üzere eğitilmiş çoban köpekleri gibiler.

———————-

Biliriz ki; Yaşamak, varlığını korumak için birey olma yetkinliğinde olmayanların, kendilerini korumak için sığındıkları inanç sistemlerindeki koruyucu , güçsüz insanın yeryüzünde ki en önemli ihtiyacıdır. Tarihi boyunca kendi acizliklerini hissettiren doğadaki her güçlü nesneyi Tanrı ilan edip, sonra da uğruna kurban vermesi, kendi yaptığı toteme taparak ondan medet umması insanın bu aczinin en belirgin karakteridir.  Zamanımızda da sıradan adamları yönetici yapıp sonrada, tüm hayatı kendilerine tarif etmelerine, ahlaki değerleri düzenlemelerine ihtiyaç duyan bu sürü içgüdülü gelişmemiş ve ilkel dürtülerin, bu coğrafyada çok bulunması hangi şekilde iş başına gelmiş olsalar da yönetenlerin de giderek yarı tanrı hükümdar olmasına neden olur. Bu nedenle, Allah ın sopası varsa polisin de copu olması çok doğaldır. Zaten sorgulamadan kabul gören bir inanç sisteminden başlayıp sorgulanmadan yürütülen bir yönetime evrilmek, doğal bir sonuç olarak,  hiçte sorun çıkartmaz.

Allah ın sopasını yönetenler kullanır. Bu mecazi anlamdaki sopa kimi yerde öldürme kastıyla sıkılan gaz fişeği, kimi yerde tabanca, tüfek, hatta en modern savaş uçaklarından atılan bombalar olarak zaman içinde gelişmiş, vahşilerin saldırganlık ve öldürme güdülerini toptan tatmin edecek aygıtlara, katliam silahlarına dönüşmüştür.

Tek yıldızlı bir üstünden gelen emri sorgulamadan uygulamak bilinci (bilinçsizliği ) ile eğitilmiş, robotlaşmış, bireysel irade ve akılları silinmiş polislerin kendileri bu kadar özgürlükten yoksun yaşama kilitlenmişken, karşıdaki eylemcilerin bırakın amirlerine, toplumun biat ettiği hükümdarlarına karşı bile kafa tutma cüretini göstermeleri, şüphesiz onlara bu denli kinlenmek için yeterli bir neden sunmaktaydı. Kendinden sadece kıdemli bir meslektaşının bile altında ezilen ve bu meslekte yaşamı boyunca hep birilerine boyun eğerek – emredersiniz efendim, diyerek sürdüreceği hayatına bakınca, bu insanların amirlerine baş komiserlerine, Emniyet Müdürüne hatta valiye ve nihayet devlete karşı boyun eğmeden direnerek hak aramalarını anlamak için hiçbir eğitim almamışlardı.

Hem yeryüzünde gücün temsilcisi olan hükümdara karşı gelecek, hem de bu göstericilerden birçoğunun kendilerinden daha iyi bir hayatı yaşayacak olmaları ihtimali dahi, nefretle dayak atmak için yeterli kini ve enerjiyi toplamalarını sağlıyor idi.

Özellikle, iyi bir yaşam elde etmede ki az olan umutları ile kırsal kesimlerden tercih edilerek getirilen bu gençlerin, kentli öğrencilere karşı kinlenmeleri için çokça nedeni olan aile yapısından gelen tutucu kökleri ve devletin bu güne kadar kendileri için eşit bir yaşam fırsatı yaratmamış olmasının hıncı, bu fırsatı çokça bulan ve özgürce yaşamak için mücadele eden, bu insanlara karşı bir hedef olarak yöneliyordu.  Ayrıca en çok işsiz insanlar topluluğu olan bu ülkede genç yaşta buldukları ekmek parasını riske edecek ne seçenekleri vardı ne de amirlerini, büyüklerini, yöneticileri sorgulayacak özgür kültürleri.

————————–

Halkın giderek artan katılımı ve desteğiyle uzayıp, günlere yayılan olaylar beş gencin ölümüne, kafatası delinen, gözü çıkan birçok insanın ağır yaralanmasına neden olmuş, gene de artan destekle sürüp gitmekteydi. Ülkenin her yerine yayılmış gösteriler çoktan üç beş ağaç ile çevrili olan yaşam alnını korumak amacından çıkmış, sert ve uzlaşmaz yönetime karşı toptan bir direnç gösterisine dönmüştü.

Ve o gün, gene kaldığı yerden devam eden olaylar, filmin tekrarı beklentisini aşan bir olaya doğru aniden değişim gösterdi.

Devamı Yarın.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir